Füzyon biyopsi ile prostat kanserinde hedefe yönelik tanı

Multiparametrik MR ile prostat organı içindeki şüpheli lezyonlar yüksek oranda görüntülenmektedir. MR’da elde edilen 3 boyutlu görüntüler ultrasona aktarılarak füzyon biyopsi cihazı ile lezyon tam olarak hedeflenerek parça alınıyor. Prostat kanseri tansındaki doğruluk oranı böylece artıyor. Füzyon biyopsi ile şüpheli doku tam olarak hedeflenebildiği için, eski tip biyopsiye göre daha kolay ve doğru tanı konulmakta. Füzyon biyopsi tekrarlayan biyopsi gereksinimini azaltıyor. Daha doğru ve daha kesin tanı konulmasını sağlıyor.

Prostat füzyon biyopsi nedir?

Prostat kanseri ve Füzyon biyopsisi

Erkeklerde, en fazla görülen ikinci kanser türüdür. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünyada yaklaşık 1,1 milyon kişi prostat kanseri tanısı alırken, Türkiye’de bu oran yaklaşık 12.500 yeni hastaya karşılık geliyor. Prostat kanseri günümüzde erkek toplumunu etkileyen önemli sağlık problemlerinden biri. Bu hastalık erkeklerde görülen ve kansere bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 9 nedeni olarak karşımıza çıkıyor.

Prostat kanseri nedenleri

50'li yaşlar sonrasında ve özellikle 70 li yaşlar sonrasında prostat kanseri gelişimi hızla artar. Vakaların, yaklaşık %85 civarında 65 yaş üstü erkeklerde kendini göstermektedir. Prostat kanserinin bazı tipleri, yavaş gelişme gösterir ve ciddi zararlar vermeyebilir. Ancak bazı türleri, özellikle genç yaşta başlayanlar daha agresif olup, hızlı bir şekilde yayılabilir. Prostat kanseri, 50 yaş üzeri erkeklerin önemli sayılabilecek miktarının etkilendiği ciddi bir rahatsızlıktır. Yaş ilerledikçe etkinliği daha da çoğalır. Genellikle, yavaş ilerleyen bir kanser türü olarak kendini gösteren bir rahatsızlık olup, bulguları, ancak ileri evrelerde anlaşılabilir. Ailede prostat kanseri olması riski artırır. Babasında ya da erkek kardeşinde prostat kanseri olan erkeklerde risk 2-4 kat artar.

Afrikalı-Amerikalılar yüksek risk grubu altındadır ve dünyada prostat kanserinin en sık rastlandığı popülasyonu oluştururlar.

Kişinin diyet sistemi, önemli etmenlerden birisidir. Yağlı kırmızı et yiyenlerde, risk yükselmektedir. Yine yüksek sıcaklıkta pişirilen etler de bu kanser türünü artırmaya katkı yapabilecek bir takım yanma ürünleri meydana getirir. Hastalık bu verilere bağlı olarak, et ve mandıra ürünleriyle ağırlıklı beslenen ülkelerde, pirinç, soya fasulyesi ve sebzeyle beslenenlere göre çok daha fazla yaygındır.

Hormonlar da, bu hastalıkta önemli bir rol oynar. Özellikle katı yağların aşırı tüketimiyle, vücuttaki testosteron miktarı yükselir. Bu da prostat kanseri büyümesini hızlandırır.

Bazı meslek gruplarında da, bu konu açısından iş tehlikeleri bulunmaktadır. Örneğin, kaynakçılar, pil üretiminde, ve lastik üretiminde çalışanlar, ve kadmiyum metali içeren işlerde çalışanlar, yine prostat kanserine daha çok açık durumdadırlar.

Kişinin günlük hayattaki hareketsiz yaşam tarzı da prostat kanserine davetiye çıkarmaktadır.

Prostat kanseri tanısı nasıl konulur?

Her erkek 50 yaşından itibaren yılda bir kez prostat muayenesi ve serum PSA düzeyi kontrolü yaptırmalı. Ailede prostat kanseri öyküsü olan hastalara 45 yaşından itibaren bu işlem uygulanmalı. Prostatta kanser şüphesi genellikle kanda PSA seviyesinin yüksek çıkması ve/veya prostat muayenesinde şüpheli bulgu saptanmasıyla ortaya çıkar. Kontrollerde prostat kanseri şüphesi olan hastalara biyopsi önerilmelidir.

Prostat Biyopsisinden ne elde ederiz?

Biyopside temel amaç hastada kanser bulunup bulunmadığının ortaya konmasıdır. Ayrıca kanserin karakteristik özellikleri de değerlendirilir ve bu bilgiler doğrultusunda tedavi yaklaşımı belirlenebilir.

Standart sistemik biyopsi

Yakın zamana kadar prostat kanseri tanısında standart sistemik quadrant biyopsi yapılmaktaydı.

Bu işlem makattan yerleştirilen ultrasonografi (TRUS) cihazı kılavuzluğunda, prostattan sistematik örnekleme yapılarak gerçekleştirilirdi. Ortalama 12 parça alınır. Bu işlemde belli bölgelerden rastgele parça alınmaktaydı. Ultrasonografi ile olası kanser odakları görülmemektedir. Ultrasonun buradaki görevi sadece iğnenin prostat içerisindeki gidişini yönlendirmeye yardımcı olmaktır. Rastgele yapılan işlemde şüpheli bölgeden direkt örnekleme yapılamadığı için, standart TRUS eşliğinde uygulanan prostat biyopsilerinde kanser saptama oranı ortalama %30-40 olarak bildirilmektedir. Bu oran oldukça düşüktür. Bu nedenle klinik şüphenin devamı durumunda, kişilere üç-dört kez biyopsiler yapmak gerekebilmektedir. Klinik olarak kanser şüphesi olması fakat tanı konulamaması hastalarda ciddi kaygıya sebep olmaktadır. Ayrıca tekrar tekrar biyopsi işlemin yapılması, maddi açıdan külfetlidir ve işlemin makattan yapılmasından ötürü hastalar için rahatsız edici bir durumdur.

Standart biyopside "klinik olarak önemsiz kanser" olarak isimlendirilen kanserlerin saptanma olasılığı vardır. Bu durum aslında hastaya ömür boyu zarar vermeyecek kanseri olan hastanın, gereksiz ağır kanser ameliyatı olmasına ve sonrasında medikal tedaviler almasına yol açmaktadır. Radikal ameliyat sonrası sertleşme sorunu ve idrar kaçırma gibi ömür boyu sürebilecek yan etkiler görülebilmektedir.

Multiparametrik MR’ın füzyon biyopside önemi?

Biyopsi öncesi çekilen MR, prostatın detaylı anatomik yapısını değerlendirme olanağı sağlar. Yüksek çözünürlüğe sahip 3 Tesla MR cihazı ile yapılan değerlendirmelerde, prostat içinde şüpheli kanser odakları belirlenebilmektedir. Kanserin yerleşim yeri 3 boyutlu olarak tespit edilerek işaretlenebilmektedir ve ayrıca saldırgan olup olmadığı tahmin edilebilmektedir.

MR yardımlı hedefe yönelik füzyon biyopsisi;

Hedefe yönelik prostata füzyon biyopsi yönteminde multiparametrik prostat MR görüntüleri özel bir yazılım yardımı ile işlenerek 3 boyutlu bir prostat oluşturulmakta. 3 boyutlu görüntüde kanser açısından şüpheli odaklar işaretlenmektedir. Bu 3 boyutlu görüntüler Artemis biyopsi platformuna aktarılmaktadır. Biyopsi esnasında TRUS cihazından elde edilen prostat görüntüleri, aynı cihazda 3 boyutlu hale getirilmekte ve daha sonra MR ve TRUS görüntüleri üst üste getirilmek suretiyle füzyon işlemi gerçekleştirilmektedir. Bundan sonra robotik bir kol yardımıyla işaretlenmiş şüpheli MR bölgelerinden sadece milimetrik sapmalarla biyopsi işlemi gerçekleştirilmektedir. Bu sistem sayesinde işaretli alanlardan direkt olarak biyopsi alınabilmektedir.

MR yardımlı füzyon teknolojisinin klinik avantajları nedir?

  • Bilimsel çalışmalara göre füzyon teknolojisiyle yapılan biyopsiler ile standart biyopsiler karşılaştırıldığında, %30 oranda daha fazla kanser yakalanmaktadır.
  • Füzyon teknolojisi biyopsi için 3 boyutlu görüntü sağlar ve prostat içinde daha bilinçli ve güvenle hareket kabiliyeti sağlar. Böylece kanserli hücreden doku alma olasılığı artar. Alınan yerlerin ayrıntılı kaydı yapılabilir.
  • Biyopsi alınan yerler, tam olarak belirlenir ve hafızaya alınabilir. Aktif gözlem dediğimiz takip protokolünde olan hastalar için, bu büyük avantaj sağlar. Daha önce alınmış yerlerden tekrar biyopsi alabilme imkanı olur.
  • Biyopsi öncesi yapılan multiparametrik prostat MR’ın prostat kanseri tanısında, PSA gibi geleneksel tarama yöntemlerine kıyasla daha fazla duyarlılık ve özgüllüğü olduğu gösterilmiştir. Ayrıca konvansiyonel MR’lara göre multiparametrik prostat MR’ı daha yüksek özgüllüğe sahiptir.
  • Klinik olarak anlamsız olan kanserlerin, yani hastaya hiçbir zararı olmayan kanserilerin tanısı füzyon biyopsi yöntemi ile önemli oranda önlenmektedir. Bu da gereksiz büyük ameliyatların yapılmasına engel olmaktadır. Buna karşın klinik olarak anlamlı kanserlerin saptanmasında sistemik biyopsi ile karşılaştırıldığında %30 artış sağlıyor. Böylece tedavi olması gereken hastalar tedavi imkanı buluyor, gereksiz tedaviler önlenmiş oluyor.
  • Sistemik biyopsi sonuçları negatif olan erkeklerin, daha sonra MR füzyon biyopsisi yapılan hastalarda saptanan kanserlerin %72-87’si, klinik açıdan anlamlı kanserler olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar füzyon biyopsi yönteminin klinik olarak anlamlı kanserlerin saptanmasında ne kadar etkili olduğunu göstermektedir.
  • Aktif gözlem altında olan düşük riskli prostat kanseri olan hastaların, gözetim altındayken tekrarlayan biyopsi gereksinimini azaltır ve aktif gözlem dediğimiz takip protokolüne uygun hastaların belirlenmesinde yüksek derecede doğruluğa sahiptir.

Sonuç olarak;

MR füzyon biyopsi yöntemi, sistemik biyopsinin eksikliklerinin üstesinden gelmek suretiyle prostat kanseri tanısında bir yöntem değişikliğine neden oldu. Füzyon prostat biyopsisi MR ile işaretlenen kanser acısından şüpheli bölgelerden direkt biyopsi alınmasını sağlamaktadır. Ayrıca klinik olarak anlamsız hastalığın tanısını azaltarak gereksiz tedavilere engel olmaktadır. Buna karşın aktif kanserlerin saptanmasında yüksek etkinliğe sahiptir.

Bu bilgiler ışığında prostat kanseri riski altındaki tüm erkekler için biyopsi öncesi MR ve sonrasında Füzyon biyopsi içeren tanısal yolun izlenmesi önerilmektedir. ARTEMİS PLATFORMU MR-Füzyon biyopsisi için dünyada KULLANILAN EN SIK füzyon biyopsi platformlardandır ve FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Kodeksi) onaylıdır.